Pervanlar Forum
Pervanlar,pervane,pervaneoğulları,pervanoğulları,fıkralar,bilmeceler,şarkılar,şiirler,cemal pervanlar,emirhan pervanlar,pervanlar forum
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Üye Olmamışsınız veya Giriş Yapmamışsınız Lütfen Üye Olun Veya Giriş Yapınız.
Üye Olduktan Sonra Lütfen E-mailinizden Üyeliğinizi Aktif Ediniz.

Pervanlar Forum

        Pervanlar ForumHoşgeldiniz : Misafir
En son ziyaretiniz :
Mesaj Sayınız : 0

 
AnasayfaGaleriSSSAramaÜye ListesiTakvimKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Pervaneoğulları Beyliği Tarihçesi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Kraliyet
Admin
avatar

<b>Cinsiyet</b> Cinsiyet : Erkek
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 102
<b>Doğum Tarihi</b> Doğum Tarihi : 25/08/95


MesajKonu: Pervaneoğulları Beyliği Tarihçesi   Paz Şub. 07, 2010 12:29 am

*********** PERVANEOĞULLARI BEYLİĞİ *********

Sinop ve havâlisinde kurulan beylik.
Beyliğin kurucusu olan Muînüddin Süleyman Pervâne’nin babası Mühezzibeddin Ali Kâşî, Sultan İkinci Keyhüsrev'in (1238-1246) veziriydi. Moğollar, Anadolu’ya girip Kösedağ Savaşı'nı kazandıkları sırada, Moğolların Kumandanı Baycu’ya rica ederek, Selçuklu sülâlesinin yerlerinde bırakılmasını temin etmişti. Muînüddin Süleyman ise, Anadolu’nun Moğollar yüzünden parçalandığı ve karışıklıklar içerisine düştüğü bir zamanda büyümüş, ilmî, idarî ve politik yönden mükemmel bir şekilde yetiştirilmişti. Aynı zamanda kıvrak bir zekâya da sahip olan Muînüddin, kısa zamanda mühim mevkiler elde etti. Önce Tokat, sonra Tokat ve Erzincan muhafızı oldu. 1256’da ise, Baycu’nun da tavsiyesiyle, Pervâne rütbesi verilerek Selçuklu saray nâzırlığına getirildi.

Sultan İkinci Keyhüsrev’in kızı Gürcü Hatunla evli olan Muînüddin Pervâne, devlet işleriyle bizzat kendisi ilgileniyordu. Keyhüsrev’in ölümünden sonra, üç oğlu arasında çıkan taht kavgaları esnasında, Muînüddin, Dördüncü Sultan Kılıç Arslan’ın tarafını tuttu ve onu sultan ilan ettirmeyi başardı. Aynı zamanda Moğol gücüne de dayanmakta olan Muînüddin, Selçuklu Devleti'nin en nüfuzlu kişilerinden biri hâline geldi. Trabzon Rum İmparatorluğundan Sinop’u fethetmeye muvaffak oldu. Böylece Sinop kendisine ikta olarak verildi ve Selçuklulara tâbi olarak burada beylik sürmeye başladı. Hattâ 1261-1277 tarihleri arasını tarihçiler, Muînüddin Pervâne Devri olarak tanıtmaktadırlar.

Muînüddin Süleyman Pervâne’nin, Sinop’u ve peşinden çevrede bulunan on iki kaleyi fethederek, beyliğinin sınırını genişletmesi, onun sultanla arasının açılmasına yol açtı. Sultanın kendisini ortadan kaldırabileceği vehmine kapılan Muînüddin, onu ele geçirip Aksaray’da boğdurdu. Yerine, Rükneddin’in iki buçuk yaşında bulunan oğlu Gıyâseddîn Keyhüsrev, sultan ilan edildi.

Pervâne’nin bilhassa Moğollarla sıkı bir işbirliği hâlinde olması, Anadolu’da pek çok itibarlı ve hattâ Moğol düşmanı şahısların, Mısır’a göçmelerine sebep oldu. Bunlar, orada Sultan Baybars’ı Moğollar üzerine cihâda teşvik ettiler. 1277 yılında Anadolu’ya gelen Sultan Baybars, Moğollara karşı ezici bir zafer kazandı ve Kayseri’ye kadar girdi. Ancak Pervâne’nin kendisine katılmaması ve genç sultanla beraber Tokat’a gitmesi üzerine, Suriye’ye geri döndü.

Pervâne, Moğollara karşı kesin bir zafer kazanılacağına inanmıyordu. Ancak, Baybars’ın, Moğol ordusunu bozguna uğratması, İlhan Abaka’yı harekete geçirdi. Anadolu’ya giren Moğol hükümdarı; Elbistan, Sivas ve Kayseri’de savunmasız Müslüman ahaliyi ezme yoluna girerek, rivayete göre 200.000 kişiyi katlettirdi. Ayrıca Anadolu’dan ayrılırken, Pervâne Muînüddin Süleyman’ı da yanında götürdü ve daha sonra, Sultan Baybars’ın Anadolu’ya gelmesinden onu sorumlu tutarak öldürttü (2 Ağustos 1277).

Pervâne Beyin öldürülmesinden sonra, oğlu Mehmed Bey, Sinop Beyi oldu. Mehmed Bey, babasının Moğollar tarafından öldürülmüş olması münasebetiyle, onlardan çekinmiş ve tam bir bağlılık içerisinde saltanatını devam ettirmiştir.

Mehmed Bey, 1296’da ölünce, yerine oğlu Mesud Bey geçti. O da İlhanlı Devletine tâbiiyetini arz ederek ülkesini korumayı başardı. Ancak, 1298 yılında Sinop’a bir baskın yapan Ceneviz korsanları, Mesud Beyi esir aldılar. Ağır bir fidye ödemek suretiyle kurtulabilen Mesud Bey, 1300 yılında vefât etti. Yerine oğlu Gâzi Çelebi geçti.

Denizcilikte maharetiyle tanınan ve hattâ ilk Türk denizcileri arasında sayılan Gâzi Çelebi, Karadeniz’de Trabzon Rum İmparatorluğu ile Cenevizlilere karşı başarılı akınlarda bulundu. Son zamanlarında Candaroğulları Beyliğine tâbi bir duruma düşen Gâzi Çelebi’nin hiç oğlu olmadı. Yalnızca bir kızı olduğu için, Candaroğulları, Gâzi Çelebi’nin ölümünden sonra Sinop’u beyliklerine ilhak ettiler. Böylece, 1322 yılında, Pervâneoğulları Beyliği, fiilen sona erdi.
Pervâneoğulları Beyliği, başlangıçta Selçuklulara, daha sonra İlhanlı Devletine ve son zamanlarında da Candaroğulları Beyliğine tâbi olarak hüküm sürmüştür. Yaklaşık altmış yıl devam etmesi, Pervâneoğullarının köklü bir kültür ve medeniyet kuramadıklarını göstermektedir. Pervâne Beyin, Sinop’ta bir medresesi bulunmaktadır. Tokat’ta 1800 yılına kadar faaliyette bulunan iki katlı dârüşşifâsı ve Merzifon’da bir camisi vardır. Pervâne Muînüddin Süleyman’ın öldürülmesinden sonra, Anadolu’daki Selçuklu Devletinin nüfuzu sona ermiştir.





ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ'NDE PERVANEOĞULLARI DÖNEMİ


1243 Kösedağı yenilgisinden sonra Moğol kontrolüne giren ve hızla zayıflayan Anadolu Selçuklu egemenliğinin bu durumu karşısında Trabzon Rumlarının 1259 yılında Sinop'u tekrar işgal ettikleri anlaşılmaktadır. Moğollara karşı izlediği bağlılık politikası sayesinde devlete hakim olan Pervane Muinüddin Süleyman, Abaka Han'dan, Anadolu Selçuklu devletinin II. Gıyaseddin Keyhüsrev ve II. İzzeddin Keykavus zamanında elden çıkmış olan topraklarının tekrar alınması konusunda yarlığ almıştır. Böylece Pervane, 1259'dan beri Trabzon Rum yönetiminin elinde bulunan Sinop'un geri alınıp kendisine temlik edilmesine yönelik isteğini yasallaştırmıştır. Bu durumda kısa sürede Selçuklular'ın eline düşen kentte kilise olarak kullanılmakta olan Cami-i Kebir tekrar camiye dönüştürüldü. Pervane olayı kutlamak için bunun yanına bir medrese yaptırdı. Buna göre kentin düşmesi 1262 yılının yaz aylarına rastlar. Pervane, Sinop'u fethetmiş olduğunu etrafa müjdelerken, aynı zamanda sultandan, kentin ve çevresinin kendisine temlik edilmesini istemiştir. Sultan fetih haberini aldığında, temlik menşurunu hemen göndermiştir.

Bu şekilde oluşan Pervaneoğulları yönetiminde, Karamanoğulları 1276'da Konya üzerine yürüdükleri zaman Rumlar, yine fırsat bilerek asker ve silah dolu gemilerle Sinop'a hücum edince kıyı kumandanı Tayboğa liderliğindeki Çepni oymakları saldırıyı püskürtmüşlerdir. Bu olaylardan sonra kenti gören Sadeddin Mesud'un kentin sosyal yaşamının zenginliğini ve serbestliğini belirten mektupları dikkat çeker.

Selçuklu devletinin sonlarına doğru ise Kırım'da bulunan II. İzzeddin Keykavus'un oğlu Rükneddin Geyumerş'in bir ara Sinop valisi olarak görünmesi, Pervaneoğulları egemenliğinin bir beylik gücünde olmadığını düşündürür. Pervane'nin idamından sonra Sinop'ta bulunan oğlu Muinüddin Mehmed, yöreye hakim olmuş ve 1297 yılında ölümüne kadar çevresine zalim davranmış, geçmiş ve gelecek yılların vergilerini toplayacak kadar ileri gitmiştir. İlhanlılar, 1288'de yörenin yöneticiliğine Mucireddin Emirşah'ı getirince Sinop civarı biraz rahatlamışsa da 1291'de onun görevden alınmasıyla tekrar zulmüne başlayan Mehmed'in ikinci saltanatı, ölümünden sonra yerine Muinüddin Süleyman Pervane'nin diğer oğlu Ali'nin oğlu Mühezzübiddin Mesud'un geçmesine kadar sürmüştür.


Süleyman Pervane Medresesi - Sinop


Mesud zamanındaki en önemli olay, İngiliz kralı I. Edward'ın İran Moğol hanına gönderdiği seferin hatıratında da belirtildiği gibi Sinop'ta Cenevizliler'in bir konsolosluklarının açılmış olmasıdır. Bu sırada bir Ceneviz donanmasının Sinop'a baskın yaparak Sultan Mesud'u kaçırması ve 900.000 dirhem fidye karşılığında serbest bırakması Cenevizliler ve Türkler arasında Karadeniz ticareti konusunda keskin bir rekabetin yaşandığını gösterir. Bu devirde Anadolu'dan geçmesi gereken ticaret yolunun Boğazlar'a aktarılması, Sinop ve Samsun limanlarının ticaretine büyük zarar vermiş ve Gazi Çelebi'nin XIV. yy. başlarında Cenevizliler'e karşı korsanlığa girişmesinin başlıca nedeni olmuştur. Gazi Çelebi'nin babası Mesud'un mu yoksa Pervaneoğlu Mesudun mu son Selçuklu sultanı olduğu düşüncesi tartışma konusu olmakla birlikte artık bu kişinin Pervaneoğlu olduğu kabul edilmiştir.

Gazi Çelebi'nin oğlu olmadığından, ölümünde kızı bir süre babasının yönetimini ele almış, hatta bu yüzden Sinop'a bir ara "hatun ili" denmiştir. O sırada Kastamonu'da hüküm süren Candaroğlu Süleyman, Sinop'taki yönetim zaafı yüzünden Trabzon Rumları'nın kenti işgal edeceği gerekçesiyle Sinop'u Candaroğlu Beyliği'ne katmıştır. (1323) Buraya vali olarak da oğlu I. İbrahim beyi göndermiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://pervanlar.forum0.biz
 
Pervaneoğulları Beyliği Tarihçesi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Pervanlar Forum :: Araştırmalar :: Araştırmalar-
Buraya geçin: